Yalnızlık Ömür Boyu

Hani konuşacak kimseyi bulamamak vardır, kendi kendinle kalırısn hep ve kendin söyler kendin dinlersin. Birçokları bunu yalnızlığın gelebileceği son nokta olarak görür. Bugün bizzat anladım ki bu değilmiş son nokta. Kendinle bile konuşamamakmış.

Yazmak ki elimde olan tek şey benim. Konuşamam, anlatamam ben hissettiklerimi. O çok konuşan insan uçar gider söz konusu olan duygularım olduğunda. Sadece aşık olduğunda anlatamamak değil bu, kızdığında, kırıldığında, ya da sadece nasıl hissettiğini söylemek istediğinde konuşmayı yeni öğrenmiş çocuk gibi olurum. Kelime bulamam ifade edecek hislerimi. O an koşup yazmak isterim. Yazmak ve vermek karşımdakinin eline. Oysa bu ne mümkündür ne de mantıklı. Ama yapamam işte…

Şimdi yine konuşamazken, etrafımdaki bir sürü insana bir çok farklı duygumu ve bunların sebebini anlatamazken oturdum yine bilgisayarımın başına. Evet belki şu anda yazıyorum ama yazmak istediklerim bunlar değil. İçimde sustukça büyüyen onca şey bunlardan hiç biri değil. Neden yazamıyorum? Yani kendimle konuşabilmekten, kendime dahi duygularımı ifade edebilmeye çalışmaktan neden vazgeçiyorum? Sanırım, en azundan bunun cevabını biliyorum… Kendime olan inancımı kaybediyorum.

Elimi nereye atsam başarısızlıklarıma, hatalarıma çarpıyor. Öyle bir tane değil, zincirleme sanki. Kendimden emin olduğum hiçbir şeyin orada olmadığını görüyorum. Sanki bomboş içim, zihnim. Hani nerde yeteneklerim diye sormadan edemiyorm kendime.  Hiç mi yoktular yoksa ben onları zaman içerisinde yavaş yavaş kayıp mı ettim?

Yoruldum diyorum ya sıksık, hiçbir şeyden, hiç kimseden değil kendimden yoruldum en çok. Hep sonunda baş başa kaldığım, kaçamadığım kendimden yoruldum. Nerye kadar gidecek bu zorunlu birliktelik bilmiyorum, bilemiyorum… Ben sadece, biran önce bitsin istiyorum…

Leave a Reply


Fatal error: Call to undefined function is_active_sidebar() in /home/.mister/maviyazar/maviyazar.com/wp-content/themes/cat_and_moon_cee010/sidebar-footer.php on line 17